HOW TO SHOP

1 Login or create new account.
2 Review your order.
3 Payment & FREE shipment

If you still have problems, please let us know, by sending an email to support@website.com . Thank you!

SHOWROOM HOURS

Mon-Fri 9:00AM - 6:00AM
Sat - 9:00AM-5:00PM
Sundays by appointment only!

Ramada Adana Otel


15 HAZ

Birinci Gezi Güzergâhı

Adana’nın Sırları ’na Yolculuk

Bir günlük olan bu tur, kentimizin içindeki yakın tarih değerlerini, öykülendirerek gezdirmeyi amaçlamaktadır.

Gezinin ilginç hale gelmesi için içerisine ödüllü dikkat yarışması da konulmuştur.

Gezi Tarihi Kız Lisesi binasından başlar ve orada sona erer. Tamamen yürünerek yapılacak bir gezidir.

Sabah 8.30 da başlanıp, öğle yemeği Kazancılar’daki Tarihi Lokanta’da kebap yenerek devam eder, yaklaşık saat 15.00 civarında son bulur.

Rota;

1-Kız Lisesi otoparkında buluşulur.(Otobüs o otoparka park edebilir.) Kız Lisesi’ne girmeden bahçeden Seyhan Nehri’nin kenarına gelinir.

 (Burada Çukurova, Toroslar, Toroslar’dan çıkan üç nehir, bu nehirlerin kısa mitolojileri anlatılır ve misafirlere Taşköprü’nün tahmini yaşı sorulur. En yakın cevabı veren küçük bir hediye kazanır)

2-İkinci mekânımız Taşköprü’nün üstüdür. Taşköprü’nün üstündeyken, köprü ile ilgili iki kitabeden bahsedilerek (Biri 1800, diğeri yaklaşık 3500 yıllık) köprünün yaşı ortaya konulur ve birinci yarışmamızın galibi orada ortaya çıkar.

Misafirlere şuan dünyanın hala kullanılan en eski köprüsü üzerinde oldukları bildirilir ve gezi sonunda kendilerine dünyanın en eski köprüsünden geçme sertifikası verileceği duyurulur. (Bu sırada Taşköprü’nün niye çok uzun yaşadığına dair efsane nakledilebilir. Ayrıca köprünün aslında 21 gözlü olduğu ama günümüzde 14 göz kaldığı bilgisi verilip, bir soru sorulur.”Nerede bizim diğer 7 göz?”. Bu sorunun cevabı ileriki dakikalarda verilecektir.)

3-Buradan Tepebağ’a, Sinema Müzesi’ne doğru yürünür. Bu yürüyüş sırasında Tepebağ höyük’ün önemi anlatılır. Bir zamanlar var olan ama 1842 de Halil İbrahim Paşa tarafından yıkılmış bulunan Adana Kalesi ve Kale Kapısı öyküsü anlatılıp. Misafirlere sorulur; “Kale yıkıldı diyorlar! Âmâ isterseniz ben size onu gösterebilirim. İster misiniz? (Cevabın evet olacağı aşikârdır)

4-Sinema Müzesi’ne girilir. Müzenin şaşırtıcı yanı, içeride olan her şeyin Adana ile ilgisi olmasıdır. Tüm önemli sanatçıların Adanalı olmasını müzede hissedince misafirlerin dikkatleri hemen toplanacaktır. Burada Yaşar Kemal, Abidin Dino, Orhan Kemal, Yılmaz Güney vs. gibi büyük sanatçılarla karşılaşınca birdenbire etkileneceklerini biliyoruz. Eğer misafirler yabancıysa Yılmaz Güney’in yaşam öyküsü, Cannes ödülündeki şaşırtıcı yanlar daha da dikkati çekecektir.

5- Atatürk Evi ziyareti; Bu müzeyi gezerken iki şeyi öne çıkarmalıyız. Birincisi Atatürk’ün en çok ziyaret ettiği kentin Adana olduğu bilgisi ve bunun nedenleri(Çok şaşırtıcıdır. Kurtuluş Savaşı’na Adana’da karar vermesi, Düşmana ilk kurşunun İzmir’de değil de Adana’da atılması, Pazar gününün tatil olmasının Adana’da kararlaştırıldığı vs.)

İkincisi bu konaktan yola çıkarak bir dönem Adanası’nda nasıl bir yaşantı olduğu.

Eğer turistler yerli ise birinci bölüm, yabancı ise ikinci bölüm öne çıkarılarak gezmeye devam edilir.

6- Atatürk Müzesi’nden çıkınca, hemen müzenin arkasında bulunan Adana Kalesi’nin sur kalıntıları ziyaret edilir. Burada Halil İbrahim Paşa dönemi ve iyileştirmeleri anlatılır.

7-Bundan sonraki güzergâhımız Tepebağ Mahallesi’nin en iyi durumda bulunan yerinden (Bekir Sapmaz Öğrenci Yurdu’nun önünden geçen sokak) geçerek yapacağımız kısa turdur. (Burada üste ev, altta geçit olan Altından geçme o zamanki komşuluk ilişkilerini anlatmamız için çok iyi bir gerekçe yaratır)

Yeşil Mescidi geçerken isminin niye yeşil olduğu sorulur. Bilene küçük bir ödül verilebilir.(Çünkü dikkatli bir misafir, hemen çatısındaki kiremitlerin yeşil renkte olduğunu fark edecektir)

Buradan Abidinpaşa Caddesi’ne geçilir.

8-Abidinpaşa Caddesi’nde önce Adana’nın en eski eczanesi olan ve hala faaliyette olan Mustafa Gülek Eczanesi gösterilir. Mustafa Gülek’in ilginç öyküsü anlatılır. Ardından “Taşköprü’nün diğer 7 ayağına ne oldu?” sorusu hatırlatılarak, merak yeniden canlandırılıp, Taşköprü’nün üzerine ayaklar dikilerek bina inşa edilmiş yerdeki kalıntısı gösterilir. Böylece nehir yatağının ne kadar çekildiği bilgisi yaşanılarak gösterilmiş olur.

9- Buradan “Kalekapısı” muhitine geçilerek “Niye Kalekapısı” sorusuna cevap verilip, Adana’nın en eski dini yapısı olan Ağca Mescid’e geçilir. Ağca Mescid’in kapısında iki kuş figürü gizlenmiştir. Bu figürlerin İslami bir matematik kuralı olan Ebced hesaplamasına göre mescidin yaşını gösterdiği anlatılır.  Anlaşılacak bir şekilde  ebcedi izah ederek bir soru sorulur? ”Kim kuşları bulacak?” (Tabi ki kuşları ilk bulana küçük bir ödül verilecektir)

10- Buradan Ulucami’ye geçilip, kuzey cephesi incelenir. Doğu kapısı ile batı kapısı arasında ve tabi ki kuzey duvarında mimari ekol açısından önemli bir fark olduğu hemen görülecektir. Bunun şaşırtıcı ve dünyada tek olan nedeni tartışılır.

Caminin içi gezilip, Ramazanoğulları’nın öyküsü anlatılır.

Sonradan karşıdaki medreseye geçip, içindeki çayhanede mola verilir.(Çayhanenin çayı, özellikle de ayranı çok güzeldir. Sahibi çok cana yakın ve turiste açıktır.) Mola sırasında misafirler medresenin içini inceleyebilirler.( Saat 11’i geçmiştir bu sırada)

11- Medrese çıkışı Ramazanoğulları kadınlarının mezarı gösterilerek Adana’da kadınların yeri hakkında bilgi verilebilir. Arkasından ünlü Adana Valisi, şair ve tiyatrocu Ziya Paşa’nın mezarı ziyaret edilip, hakkında bilgi verilir. Ziya Paşa anlatıldıktan sonra misafirlerin yönü tersteki Ramazanoğlu konağına döndürülüp, batı duvarındaki taşlarla kapatılmış kapının niye kapatıldığı sorulur.(Cevap konağı gezerken verilmek üzere saklanır)

12- Ramazanoğlu Konağı gezilir. Bu konağın 600 yıllık olması, belki de dünyanın en eski evi olma ihtimali misafirlere şaşırtıcı gelecektir. Ancak daha şaşırtıcı gelecek olan Kanuni ve Sultan Murat’ın bu evde konaklamış olmalarıdır. (Burada bir padişahın geçtiği kapıdan başka bir insanın geçmesinin yasak olduğu anlatılarak, batıdaki kapının niye örülü olduğu bilgisi verilir)

13- Saat Kulesi gösterilir, özellikleri anlatılır. Bunu yapan Abidin Paşa’dan ve onun torunları değerli sanatçılar Abidin ve Arif Dino’dan bahsedilir. Ve kulenin hemen yanından, kazancıların faaliyet gösterdiği meşhur Kapalı Çarşı’ya girilir. Kalaycı ve kazancılar gezilir. Burası Adana Kebabının icat edildiği yerdir. Kebabın öyküsü anlatılır. (Eğer günlerden pazarsa burada dünyada tek olan ve sabahın 6’sından öğle sonuna kadar devam eden “Ciğerciler Çarşısı” da görülmüş olur.)

14-Kebabın icat edilmiş olduğu rivayet edilen yerde bulunan Kazancılar Restoran’da öğle yemeği Kebap-Şalgam olarak alınır. (İstenirse burada fasıl heyeti “Aman Adanalı” şarkısı başta olmak üzere nostaljik bir sunum yapabilir)

15- Yemekten sonra Yağ Cami’ye uğranır... (İsminin niye Yağ Cami olduğu öyküsü ilgi çekecektir.) Yağ Cami’den sonra caddeden yüzeyi yenice güzelleştirilen Bedesten ’in kenarından geçilerek, misafirlerin Adana’ya özgü cezerye, lokum ve çerezlerden almalarını sağlamak için; kentimizin en eski helvacısı olan Yeni Helva’nın çok güzel olan geniş alışveriş merkezine girilir.

Alışverişten sonra tekrar Kız Lisesi’ne dönülür, bu arada tarihi Seyhan Kaymakamlığı binasının önünden geçilerek öyküsü anlatılabiliniz.

16- Kız Lisesi’nin içinde yorgunluk çayı içilirken Mehmet Baltacı Fotoğraf Müzesi ve Kız Lisesi Anı Müzesi gezilir. Misafirler oradaki toplantı salonuna alınıp, hepsine “Taşköprü’yü gezme Beratı” ve dikkat yarışmalarını kazananlara Adana’yı anımsatacak (Biblo, kitap, poster vs.) ödülleri verilir ve vedalaşılır.

İkinci gezi güzergahının ismi de “Suların Dans Ettiği Şehir; Adana” olacaktır.

O da bir günlük araçla yapılacak bir gezidir.

Bunların sonunda görülecektir ki, hemşehrilerimiz de dahil bir çok kişide var olan  “Adana’da ne var ki?” ön yargısı yanlıştır. İstenir ve bilinçli planlanırsa, bu gazete yazıları ve reklamlarla desteklenirse, kentimize şu haliyle bile turist gelebilir. En azından süreç başlatılabilir.

 

ÜST